Islah yolu ile dava konusu, dava miktarı, talep sonucu değiştirilebilirken yenilik doğurucu hak olarak dava açılırken kullanılması ile sona eren faiz türü çoğunlukla yargıtay kararlarında ıslah yolu ile değiştirilemeyeceği , dava dilekçesinde talep edilmemesi halinde ıslah ile faiz talep edilebileceği, dava dilekçesinde faiz talep edilmesi halinde ıslah ile bedel artırımında ayrıca faiz talep edilmese dahi faize hükmedileceği yönündedir.
ıslah Yolu İle faiz Türünün Değiştirilemeyeceğine İlişkin karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/2832 E. – 2022/4795 K. sayılı İlamı
”…davacı vekilince ıslahla reeskont faizi talep edilmesi üzerine mahkemece, davacının faize ilişkin ıslah talebinin asıl alacağın ferisine ilişkin olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 177/2 maddesi uyarınca Yargıtay bozma ilamından sonra da ıslah yapılabileceği gerekçesi ile reeskont faizine hükmedilmiştir.
Ancak davacı dava dilekçesinde yasal faiz talep etmek suretiyle tercih hakkını kullanmış olup, yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılarak tüketilmesinden sonra artık ıslah dilekçesiyle faizin cinsinin değiştirilerek reeskont faizi talep edilmesi mümkün olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir….”
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6597 E. – 2024/448 K. sayılı İlamı
”…Yine davacı dava dilekçesinde tazminat talebinin ” işleyecek faizi” ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup faiz türü belirtilmediğinden yasal faiz talebinde bulunduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar ıslah dilekçesinde en yüksek banka mevduat faizi ile tahsil talebinde bulunmuş ise de ıslahla faiz türünün değiştirilemeyeceği nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir….” şeklindedir.
Dolayısı ile Yargıtay’ın güncel kararları dava açılırken talep edilen faiz türünün ıslah ile değiştirilemeyeceği yönündedir. Dava açılırken yalnızca işleyecek faizi ile tahsili ile talep edilerek faiz türünün belirtilmediği davalarda talep yasal faiz olarak kabul edilecektir bu halde de ıslah yolu ile faiz türünün değiştirilmesi mümkün olmayacaktır.
dAVA DİLEKÇESİNDE TALEP EDİLMEYEN FAİZİN ISLAH YOLU İLE TALEP EDİLEBİLECEĞİNE YÖNELİK YARGITAY KARARLARI
Dava dilekçesinde faiz talep edilmemesi halinde ıslah ile faiz talep edilebileceği bu halde ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine yönelik güncel Yargıtay kararları bulunmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/8977 E. – 2021/2307 K. sayılı İlamı
”… Faiz, asıl alacağın bir bölümü olmayıp, asıl alacağa bağlı fer’i nitelikte bir haktır. Faiz asıl alacağa bağlı olmasına rağmen, asıl alacaktan ayrı olarak dava veya takip konusu edilebilir. Asıl alacak için açılan davada faize ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması, daha sonra faiz için ayrı bir dava açılmasına veya ıslah ile faiz talep edilmesine engel teşkil etmez. O halde; davacı tarafından dava dilekçesinde faiz talep edilmese bile ıslah ile faiz talep edilebileceğinden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yukarıda yazılı gerekçeler ile hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi gereğidir….”
KISMİ dAVA DİLEKÇESİNDE FAİZ TALEP EDİLMESİ HALİNDE ISLAH İLE BEDEL ARTIRIMI YAPILIRKEN AYRICA FAİZ TALEP EDİLMESİ ZORUNLU DEĞİLDİR.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2021/72 E. – 2021/2897 K.
”…Kısmî dava dilekçesindeki faiz isteminin kısmî ıslah ile arttırılan alacak tutarı için de geçerli olduğunun kabulü aynı zamanda Devletimizin imzaladığı Uluslararası Sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan “hak arama özgürlüğü”nün gerçekleşmesine hizmet edeceği gibi, yine yargılamaya hakim olan ilkelerden olan aynı zamanda “adil yargılanma hakkı” kapsamındaki “usul ekonomisi” ilkesine de uygun düşecektir.
Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilmesi gerekir…”