Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere yaptığı tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur. Bu tasarrufun en temel özelliklerinden biri, mirasbırakanın hayatta olduğu sürece iradesini serbestçe değiştirebilmesidir. Bu serbestlik, vasiyetnamenin istenildiği zaman geri alınabilmesini de kapsar. Mirasbırakan, vasiyetnamesini tamamen ya da kısmen geçersiz hâle getirebilir. Hukuk düzeni, bu durumu irade özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabul eder.
Vasiyetnamenin geri alınması farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Kanun, bu yöntemleri açık biçimde düzenleyerek hem mirasbırakanın iradesini korumayı hem de hukuki güvenliği sağlamayı amaçlamaktadır.
Sonradan Yapılan Ölüme Bağlı Tasarrufla Geri Alma
Vasiyetnamenin geri alınmasının en yaygın yolu, mirasbırakanın daha sonra yeni bir ölüme bağlı tasarruf yapmasıdır. Bu tasarruf, yeni bir vasiyetname veya bir miras sözleşmesi şeklinde olabilir. Mirasbırakan, sonraki tasarrufunda önceki vasiyetnamesini açıkça geri aldığını beyan edebilir. Bu durumda, önceki vasiyetname artık hüküm ve sonuç doğurmaz.
Geri almanın hangi tür vasiyetname ile yapıldığı önemli değildir. Resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname veya sözlü vasiyetname ile daha önceki bir vasiyetname geri alınabilir. Aynı şekilde miras sözleşmesi yoluyla da geri alma mümkündür. Ancak miras sözleşmesi ile yapılan geri alma, sözleşmenin her zaman geri alınabilen tek taraflı içeriği kapsamında değerlendirilir.
Geri Almanın Geçerliliği ve Şekil Şartları
Sonradan yapılan vasiyetnamenin, önceki vasiyetnameyi ortadan kaldırabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmiş olması gerekir. Şekil şartlarına aykırı bir vasiyetname geçersiz sayılacağından, önceki vasiyetnamenin geri alındığı kabul edilemez.
Geri alma işlemi her zaman vasiyetnamenin tamamını kapsamak zorunda değildir. Mirasbırakan, vasiyetnamenin yalnızca belirli hükümlerini geri alabilir. Ancak kısmi geri alma sonucunda geriye kalan hükümler tek başına uygulanabilir nitelikte değilse, vasiyetnamenin bütünüyle geri alınmış sayılması gerekir.
Vasiyetnamenin Yok Edilerek Geri Alınması
Vasiyetnamenin geri alınmasının bir diğer yolu, belgenin yok edilmesidir. Mirasbırakan, vasiyetnamesini geri alma niyetiyle okunamayacak hâle getirirse, vasiyetname geçerliliğini yitirir. Bu noktada önemli olan, yok etme fiilinin geri alma iradesiyle yapılmış olmasıdır. Geri alma niyeti olmaksızın meydana gelen yok olma hâllerinde ise geri alma değil, vasiyetnamenin yok olması söz konusu olur.
Yok etme; yakma, yırtma veya karalama gibi fiillerle gerçekleşebilir. Bu yöntem özellikle el yazılı vasiyetnamelerde daha sık görülür.
Resmî ve El Yazılı Vasiyetnamelerde Yok Etmenin Özellikleri
El yazılı vasiyetnamelerde yok etme yoluyla geri alma nispeten kolaydır. Ancak birden fazla aslı bulunan el yazılı vasiyetnamelerde, geri alma sonucunun doğabilmesi için tüm asılların geri alma niyetiyle yok edilmesi gerekir. Buna karşılık, vasiyetnamenin fotokopisinin varlığı geri almayı engellemez.
Resmî vasiyetnamelerde ise yalnızca mirasbırakanın elindeki nüshanın yok edilmesi yeterli değildir. Noterde saklanan asıl nüshanın da geri alma amacıyla ortadan kaldırılması gerekir. Bu durum, uygulamada çeşitli tartışmalara yol açmaktadır.
Sağlar Arası Tasarrufla Geri Alma
Belirli bir malın vasiyet edilmesinden sonra, mirasbırakanın bu mal üzerinde vasiyetle bağdaşmayan bir sağlar arası tasarrufta bulunması hâlinde, kural olarak vasiyet geri alınmış sayılır. Bu durum, mirasbırakanın hayattayken malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf edebilme hakkının bir sonucudur.
Ancak mirasbırakanın iradesinden, vasiyet edilen malın yerine geçen değerin vasiyet alacaklısına verilmesini istediği anlaşılıyorsa, vasiyet geçerliliğini korur. Bu durumda geri alma karinesinin aksi ispat edilmelidir.
Vasiyetnamenin Yok Olması
Vasiyetnamenin yok edilerek geri alınması ile vasiyetnamenin yok olması kavramları birbirinden farklıdır. Vasiyetnamenin yok olmasında, mirasbırakanın vasiyetnameyi geçersiz kılma yönünde bir iradesi bulunmamaktadır. Buna rağmen vasiyetname, çeşitli sebeplerle ortadan kalkmakta ve fiziksel olarak mevcut olmamaktadır.
Örneğin vasiyetnamenin üçüncü bir kişi tarafından yırtılması, çöpe atılması ya da mirasbırakanın farkında olmaksızın kendi vasiyetnamesini imha etmesi hâlinde, vasiyetname yok olmuş sayılır. Bu durumlarda, mirasbırakanın geri alma niyeti bulunmadığı için, vasiyetnamenin geri alındığından değil, yok olduğundan söz edilir. Bu ayrım, uygulanacak hukuki sonuçlar bakımından büyük önem taşır.
Vasiyetnamenin Yok Olma Sebepleri
Vasiyetnamenin yok olması farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Bunlardan biri, mirasbırakanın geri alma niyeti olmaksızın kendi fiiliyle vasiyetnameyi yok etmesidir. Örneğin gereksiz kâğıtlarını imha ederken vasiyetnamesini yanlışlıkla yırtması bu duruma örnek gösterilebilir.
Bir diğer ihtimal, üçüncü kişilerin vasiyetnameyi kasten ya da ihmalle yok etmesidir. Ayrıca yangın, sel gibi kimsenin fiiline dayanmayan olaylar sonucunda da vasiyetname yok olabilir. Tüm bu hâllerde ortak nokta, mirasbırakanın vasiyetnameyi geri alma iradesinin bulunmamasıdır.
Vasiyetnamenin Yok Olmasının Hukuki Sonuçları
Vasiyetnamenin geri alma niyeti olmaksızın yok olması hâlinde, vasiyetnamenin hüküm doğurup doğurmayacağı sorusu gündeme gelir. Hukuk düzeni, bu soruya kesin bir ret cevabı vermemiştir. Aksine, vasiyetnamenin içeriğinin belirlenebilmesi şartına bağlı olarak, yok olan vasiyetnamenin uygulanmasına imkân tanımıştır.
Bu çerçevede, vasiyetnamenin içeriği aynen ve tamamen tespit edilebiliyorsa, yok olmuş olmasına rağmen vasiyetnamenin hükümleri uygulanabilir. Buna karşılık, içeriğin tespiti mümkün değilse, vasiyetname hükümsüz kalır. Bu durumda, hak sahipleri açısından farklı hukuki imkânlar gündeme gelir.
İspat Yükü ve İçeriğin Tespiti
Vasiyetnamenin yok olması hâlinde, vasiyetnameye dayanarak hak talep eden kişi, iki hususu ispat etmekle yükümlüdür. İlk olarak, vasiyetnamenin mirasbırakanın geri alma niyeti olmaksızın yok olduğunu ispat etmelidir. İkinci olarak ise vasiyetnamenin içeriğinin aynen ve tamamen tespit edilebildiğini ortaya koymalıdır.
Vasiyetnamenin içeriğinin tespiti bakımından her türlü delilden yararlanılabilir. Fotokopiler, taslaklar, tanık beyanları ve diğer yazılı belgeler bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak “aynen” ifadesi kelime kelime bir örtüşmeyi değil, vasiyetnamenin anlam ve irade bütünlüğünün belirlenmesini ifade eder. “Tamamen” kavramı ise vasiyetnamenin tüm hükümlerinin değil, uygulanması istenen tasarrufların yeterli açıklıkta ortaya konulmasını ifade eder.
Tazminat Talebi İmkânı
Vasiyetnamenin bir üçüncü kişinin haksız fiili sonucu yok olması ve içeriğinin tespit edilememesi hâlinde, lehine vasiyet yapılan kişi, ilgili kişiden tazminat talep edebilir. Ancak bu tazminat, kural olarak sınırsız değildir. Zira vasiyetnamenin içeriği belirlenemediği sürece, uğranılan zararın kapsamı da net olarak ortaya konamaz.
Bu nedenle talep edilebilecek tazminat, çoğunlukla vasiyetnamenin içeriğinin tespiti için yapılan masraflarla sınırlı kalır. Bununla birlikte, vasiyetnamedeki bazı tasarruflar belirlenebildiği hâlde, diğer kısımlarının tespit edilememesi sebebiyle bu tasarrufların ifası mümkün olmuyorsa, zarar artık somut hâle geldiğinden, uğranılan zararın tamamının tazmini istenebilir.
Sonuç
Vasiyetnamenin geri alınması, mirasbırakanın irade özgürlüğünü koruyan önemli bir hukuki kurumdur. Hukuk düzeni, bu özgürlüğü tanırken şekil şartları ve yorum ilkeleriyle hukuki güvenliği sağlamayı amaçlamaktadır.
Konuya ilişkin ayrıntılı ilgi ve danışmanlık hizmeti almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.
İlginizi Çekebilecek Yazılarımız
