Trafik kazalarından doğan araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli davalarının hukuki dayanağı Türk Borçlar Kanunu‘ndan doğmaktadır. Türk Borçlar Kanunu 49. Maddesi ” Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. ” şeklinde olup kanunun genel hükmünde kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem ile zarar meydana gelmesi halinde zarar verenin , zarar görenin zararını tazmin etmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda TBK 49. Maddesi hükmü gereği trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ve aracın kaza nedeniyle kullanılamadığı makul süre boyunca tazminat kusurlu taraftan talep edilebilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/8637 E.- 2025/14493 K. Sayılı İlamı
”…Araçta meydana gelen değer kaybı, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibarıyla önceki kazaları araştırılarak ve niteliği ve etkisi göz önüne alınarak aracın ikinci el rayiç değeri ile yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir. Araç mahrumiyet zararının ise aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra hesaplanması gerekir. …” şeklindedir. Buna göre araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli davalarında tazminatın nasıl hesaplanması gerektiği yargıtay kararları ile şekillenmiştir.
Araç Değer Kaybı Tazminatı Talep Edilebilme Şartları
1-Araç değer kaybı talep eden tarafın kazanın meydana gelmesinde %100 Kusurlu olmaması gerekmektedir.
Araç değer kaybı talep eden taraf kusur oranının hatalı belirlendiği iddiasında ise kusur oranına itiraz ederek araç değer kaybı talebinde bulunabilir, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde kusur oranının değişmesi halinde araç değer kaybı tazminatına hükmedilebilecektir.
2-Araç değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde talep edilmesi gerekmektedir. Fakat meydana gelen kaza aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç oluşturması halinde ceza zamanaşımı süresinde dava açılabilmektedir.
3-Kaza nedeniyle meydana gelen hasarın daha önceki bir kazada meydana gelmemiş olması
4-Araçta ağır hasar kaydı bulunmaması
5-Değer kaybının sigorta şirketinden talep edilmesi halinde sigorta şirketine başvuru zorunludur.
YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2015/10017E. – 2016/832K.
“…Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren hem de zorunlu trafik sigortacısı sorumludur. Bu nedenlerle, davalı … şirketlerinin de araç değer kaybından sorumlu olduğu gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle, belirtilen şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir...”
YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/4626E. – 2019/262K.
“…Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonrası oluşan maddi zarar ve değer kaybının tazmini talebine ilişkin tazminat davasıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın hesaplama yapılarak sağlanmıştır. İlk alınan bilirkişi raporuyla çelişkili olan ve hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda belirtilen yöntemle değer kaybının tespit olunduğu rapora dayalı olarak hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünden ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli, önceki bilirkişi raporunun da irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir...”
Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi ve danışmanlık hizmeti almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.
İlginizi Çekebilecek Yazılarımız:
