çek tazminatı

Çek, kambiyo senetleri arasında yer alan ve ticari hayatta ödeme aracı olarak sıklıkla kullanılan bir kıymetli evraktır. Sıklıkla kullanıldığından çekin karşılıksız çıkması, ticari hayata olan güveni zedeleyen en önemli sorunlardan biridir. Türk Ticaret Kanunu, bu sorunun önüne geçmek ve hamili korumak amacıyla çek tazminatı müessesesini düzenlemiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 783/3. maddesi uyarınca, muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, karşılıksız kalan bedelin %10’u oranında tazminat ödemekle yükümlüdür. Bunun yanında düzenleyen, hamilin bu nedenle uğradığı zararı da tazmin etmekle sorumludur. Bu düzenleme, hem cezai nitelik taşıyan hem de zararın giderilmesini amaçlayan karma bir hukuki sorumluluk rejimi ortaya koymaktadır.

Çek Tazminatının Hukuki Niteliği ve Amacı

Çek tazminatı, klasik anlamda bir ceza şartı olmamakla birlikte, düzenleyeni çek karşılığını bulundurmaya zorlayan ve bu suretle ticari hayatta güveni sağlamayı amaçlayan bir yaptırımdır. Kanun koyucu, eski 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu döneminde %5 olarak öngörülen bu oranı, 6102 sayılı Kanun ile %10’a yükselterek caydırıcılığı artırmayı hedeflemiştir.

Bu bağlamda çek tazminatı, yalnızca bir yaptırım değil, aynı zamanda çekin güvenilirliğini teminat altına alan bir mekanizma olarak değerlendirilmelidir. Zira çekin karşılıksız çıkmasının ekonomik hayata olan olumsuz etkileri göz önüne alındığında, bu tür bir düzenlemenin gerekliliği açıktır.

Çek Tazminatından Sorumlu Olan Kişi

TTK m. 783/3 hükmü, çek tazminatından sorumluluğu açık bir şekilde düzenleyene yüklemiştir. Dolayısıyla çeki düzenleyen (keşideci), karşılıksız kalan bedelin %10’u oranındaki tazminattan ve ayrıca hamilin uğradığı zarardan birinci derecede sorumludur.

Çek hesabı sahibi ile düzenleyenin farklı kişiler olması halinde dahi sorumluluk düzenleyene aittir. Birden fazla düzenleyen bulunması halinde ise, bunların müteselsil sorumluluğu söz konusu olur ve hamil, alacağın tamamını bunlardan herhangi birinden talep edebilir.

Buna karşılık cirantalar, çek tazminatından sorumlu değildir. Zira cirantanın çek hesabında karşılık bulundurma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aynı şekilde muhatap banka da çek borçlusu olmadığından, doğrudan çek tazminatından sorumlu tutulamaz.

Çek Tazminatını Talep Etme Yetkisi

Çek tazminatını talep etme hakkı, yalnızca hamile tanınmıştır. Hamil, çeki süresi içinde ibraz eden ve karşılıksızlık durumunu usulüne uygun şekilde tespit ettiren kişidir. Bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi, çek tazminatının talep edilebilmesi bakımından zorunludur.

Birden fazla hamilin söz konusu olduğu durumlarda, aralarında müteselsil alacaklılık ilişkisi varsa her biri tazminatın tamamını talep edebilir. Ancak çek bedelini ödeyen ciranta veya diğer başvuru borçluları, düzenleyene başvurarak yalnızca ödedikleri bedelin iadesini isteyebilir; çek tazminatını talep etme hakları bulunmamaktadır.

Çek Tazminatının Doğum Şartları

Çek tazminatının talep edilebilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar birlikte değerlendirilmelidir.

İlk olarak, ortada şeklen geçerli bir çek bulunmalıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun 780. maddesinde sayılan unsurları taşımayan bir belge, çek olarak nitelendirilemez ve bu durumda çek tazminatı da söz konusu olmaz.

İkinci olarak, çekin kanuni ibraz süresi içinde muhatap bankaya veya takas odasına ibraz edilmesi gerekir. İbraz süresi; çekin düzenleme ve ödeme yerinin aynı veya farklı olmasına göre değişiklik göstermektedir. Süresinde ibraz edilmeyen çekler bakımından başvuru hakları kaybedilebilir.

Üçüncü olarak, çek bedelinin kısmen veya tamamen ödenmemiş olması gerekmektedir. Hesapta yeterli karşılık bulunmaması halinde çek karşılıksız sayılır. Ancak banka tarafından herhangi bir şekilde ödeme yapılmışsa, artık karşılıksızlıktan söz edilemez.

Son olarak, karşılıksızlık durumunun usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Bu tespit; protesto düzenlenmesi, muhatap banka tarafından çek üzerine yazılan tarihli beyan veya takas odasının beyanı ile gerçekleştirilebilir. Bu işlemlerden biri yapılmadan çekin karşılıksız kaldığı hukuken ileri sürülemez.

Muhatap Banka ve Diğer Kişilerin Sorumluluğu

Muhatap banka, çek ilişkisinde ödeme aracı olmakla birlikte, çek borçlusu sıfatını haiz değildir. Bu nedenle doğrudan çek tazminatından sorumlu tutulamaz. Nitekim çekte kabul yasağı ve muhatabın aval verememesi gibi düzenlemeler de bu yaklaşımın bir sonucudur.

Bununla birlikte, hesapta yeterli karşılık bulunmasına rağmen banka tarafından ödeme yapılmaması halinde, düzenleyen hamile ödediği çek tazminatını bankaya rücu edebilir. Bu durumda bankanın sorumluluğu dolaylı olarak gündeme gelir.

Aval veren kişiler bakımından ise sorumluluk, lehine aval verilen kişinin hukuki durumuna göre belirlenir. Avalist, kimin için taahhüt altına girmişse onun gibi sorumlu olur. Bu nedenle ciranta lehine aval verilmişse çek tazminatı söz konusu olmazken, düzenleyen lehine aval verilmesi halinde sorumluluğun kapsamı doktrinde ve yargı içtihatlarında tartışmalıdır.

Sonuç ve Değerlendirme

Çek tazminatı, Türk Ticaret Kanunu’nun çekin güvenilirliğini sağlamak amacıyla öngördüğü önemli bir hukuki mekanizmadır. Düzenleyene yüklenen %10 oranındaki tazminat ve zarar giderme yükümlülüğü, çekin karşılıksız çıkmasını önlemeye yönelik caydırıcı bir etki yaratmaktadır.

Bununla birlikte, çek tazminatının talep edilebilmesi sıkı şekil ve süre şartlarına bağlanmıştır. Bu nedenle uygulamada hak kaybı yaşanmaması için, çekin süresinde ibraz edilmesi, karşılıksızlık durumunun usulüne uygun şekilde tespit edilmesi ve diğer kanuni şartların titizlikle yerine getirilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi  2014/29455 E.  ,  2015/4760 K. Sayılı İlamı

“…Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK’nun 783/3. maddesine göre; “Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin %10’unu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder”.
Çeki keşide eden kimsenin, bu çekin karşılığı olan miktarı, ibraz süresi içerisinde muhatap banka nezdinde bulundurması zorunludur. Somut olayda takip dayanağı 25.02.2014 tarih 40.000 TL bedelli çekin, 25.02.2014 tarihinde muhatap bankaya ibrazında banka tarafından “Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/ 132 E. sayılı kararı gereği ödeme yapılmamıştır.” şerhi düşüldüğü görülmektedir. 3. kişi tarafından alınan ödeme yasağı kararı nedeniyle müşteki borçlu tarafından karşılığı bulundurulan çek bedelinin ödenmemesinden dolayı çek tazminatından sorumlu tutulması düşünülemez.
O halde mahkemece, takipte talep edilen karşılıksız çek tazminatı yönünden takibin iptaline karar verilmesi doğru ise de; işlemiş faiz, komisyon, icra masrafları ve vekalet ücreti yönünden de takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi…”

Ayrıntılı bilgi ve danışmanlık için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Yararlanılan Kaynaklar: YILDIRIM, Ali Haydar, “Çek Cezası (TTK 783/3)”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 16, Özel Sayı 2014, s. 3449-3506, 2015

İlginizi Çekebilecek Yazılarımız:

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir