Trafik kazaları, can ve mal kaybına yol açabilen ve hukuki sonuçlar doğuran olaylardır. Bu tür kazalarda meydana gelen zararların kim tarafından ve hangi esaslara göre karşılanacağı önem taşır. Türk hukukunda trafik kazalarından doğan sorumluluk, temel olarak sürücü ve araç sahibi bakımından ele alınır. Kazanın meydana gelmesinde aracın kullanımı ve işletilmesi esas alınarak, zarar görenlerin korunması amacıyla çeşitli sorumluluk türleri öngörülmüştür.
Bir trafik kazasında genellikle aracı kullanan sürücü ön planda görünse de, hukuki sorumluluk yalnızca bununla sınırlı değildir. Çünkü motorlu araçlar, yapıları gereği tehlike yaratma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle hukuk sistemi, yalnızca hatalı davranışı olan kişiyi değil, aracın işletilmesinden sorumlu kişileri de sorumluluk kapsamına almıştır.
Konuya ilişkin açıklamalarımız yapmadan önce ilgili mevzuata göz atılması faydalı olacaktır.
İLGİLİ MEVZUAT
- İşleten ve Araç İşleticisinin Bağlı Olduğu Teşebbüs Sahibinin Hukuki Sorumluluğu:
Karayolları Trafik Kanunu – Madde 85/5
İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. - Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkilerinde Sorumluluk
Türk Borçlar Kanunu – Madde 49
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Karayolları Trafik Kanunu’nda motorlu araç işletenin sorumluluğu, kusursuz sorumluluk esasına dayanır. Kusur, hukuka aykırı fiili istemek ya da gerekli özeni göstermeyerek ihmalen hukuka aykırı sonuca sebep olmaktır. Kusursuz sorumluluk hallerinde bu unsur aranmaz ancak kusurun varlığı sorumluluğu kaldıran ve azaltan sebeplerin uygulanmasına engel olur. (EREN. Fikret; Karayolları Trafik Kanununa Göre Motorlu Araç İşleteninin Akit Dışı Sorumluluğunun Hukuki Niteliği Ve Unsurları, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi)
Motorlu araç işletenin sorumluluğu, tehlike sorumluluğu esasına dayanır. Çünkü motorlu araçlar, trafikte yer aldıkları andan itibaren belirli bir tehlike potansiyeli taşır. Bu nedenle hukuk düzeni, bu tehlikenin gerçekleşmesi sonucu doğan zararların kime yükletileceğini özel bir sorumluluk rejimiyle düzenlemiştir.
Tehlike sorumluluğunun benimsendiği durumlarda, zararın meydana gelmesi için hukuka aykırı bir fiilin varlığı aranmaz. Araç, tüm kurallara uygun şekilde işletilmiş olsa dahi, işletilmesi sırasında bir zarar ortaya çıkmışsa sorumluluk doğabilir. Burada belirleyici olan unsur, zararın kaynağının tehlikeli nitelik taşıyan bir olguya dayanmasıdır. Dolayısıyla sorumluluğun temeli, haksız fiil değil, tehlike yaratan faaliyetin kendisidir.
Motorlu aracın işletilmesinden yarar sağlayan kişinin, bu faaliyetin olumsuz sonuçlarına da katlanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu çerçevede işletenin sorumluluğu için, zararın aracın işletilmesiyle bağlantılı olması yeterlidir. İşletenin kusurlu davranıp davranmadığı araştırılmaz; hatta zarar, öngörülemeyen bir olay sonucu ortaya çıkmış olsa bile sorumluluk devam eder. Çünkü sorumluluk, doğrudan aracın işletilmesiyle ortaya çıkan riskin gerçekleşmesine bağlanmıştır.
Öte yandan, aynı kişi bakımından birden fazla sorumluluk türünün gündeme gelmesi mümkündür. Ancak bu gibi durumlarda sorumluluk türleri arasında bir öncelik sıralaması yapılır. Tehlike sorumluluğu, diğer sorumluluk esaslarına göre öncelikli olarak uygulanır. Zarar görenin talebini hangi hukuki sebebe dayandırdığı bu noktada belirleyici değildir. Hakim, uyuşmazlığı değerlendirirken ilgili hükmü kendiliğinden dikkate alır ve sorumluluğu tehlike esasına göre tespit eder.
SORUMLULUKTAN KURTULMA MÜMKÜN MÜDÜR?
Bu sorunun cevabı için 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.86’da açıklanmıştır.
İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan
kurtulması veya sorumluluğun azaltılması
Madde 86 – (Değişik: 17/10/1996-4199/29 md.)
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya
eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk
kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü
kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs
sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve
şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/3391E. – 2021/6198K. Sayılı İlamı
“...2918 sayılı KTK’ nun 86. maddesinde ” İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”şeklinde düzenleme yer almaktadır. İşletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için öncelikle kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmadığını ve araçtaki bir bozukluğun zarara neden olmadığını ispatlamalıdır. Ancak sadece bu durumun ispatı işletenin sorumluluktan kurtulması için yeterli değildir. İşleten bu durumu bir ön şart olarak ispatlayacak ve bununla birlikte zararın bir mücbir sebepten veya zarar görenin yahut bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat edecektir. Eldeki davada, dosyada bulunan delillerin incelenmesinde kazanın mücbir sebepten veya üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğine ilişkin bir delil veya tespitin olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca oluşan zarardan her iki aracın işleteni müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meydana gelen zarardan davalı şirketin de sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir…”
Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi ve danışmanlık hizmeti almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılarımız
Yararlanılan Kaynaklar: DEMİR, Sümeyye, Motorlu Araç İşleteninin Hukuki Sorumluluğu
