eklenti

Giriş

İcra ve İflas Hukuku uygulamasında taşınmaz rehni yalnızca taşınmazın kendisini değil, belirli şartlar altında ona bağlı bulunan eklentileri de kapsayabilmektedir. Özellikle fabrika makineleri, otel demirbaşları, akaryakıt istasyonu ekipmanları gibi ekonomik değeri yüksek taşınırlar bakımından “eklentinin haczi” konusu büyük önem taşır. Bu noktada İcra ve İflas Kanunu’nun 83/c maddesi, taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentilerin taşınmazdan bağımsız şekilde haczedilmesini sınırlandıran özel bir düzenleme getirmiştir.

Uygulamada alacaklıların, borçluların ve üçüncü kişilerin haklarının çatıştığı bu alan; hem Medeni Hukuk hem de İcra Hukuku bakımından teknik değerlendirmeler gerektirir. Özellikle hangi eşyanın “eklenti” sayılacağı, ipotek kapsamına girip girmediği ve bağımsız hacze konu olup olamayacağı hususları sıklıkla uyuşmazlık yaratmaktadır.

Eklenti Kavramı Nedir?

Türk Medeni Kanunu’na göre eklenti; bir eşyanın işletilmesi, korunması veya ekonomik amacına hizmet etmesi için sürekli şekilde özgülenmiş taşınır maldır. Başka bir ifadeyle eklenti, bağımsız bir eşya olmasına rağmen asıl eşyanın kullanımını tamamlayan yardımcı unsur niteliğindedir. İlgili kanun metni aşağıda verilmiştir.

III. Eklenti

Madde 686

Tanım
Madde 686- Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar.
Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre, işletilmesi,
korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında
birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır.
Eklenti, asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez.

    Buna karşılık geçici kullanım amacıyla yerleştirilen veya ekonomik bütünlük oluşturmayan eşyalar eklenti sayılmaz. Örneğin deneme amacıyla takılan bir cihaz ya da yalnızca depolama amacıyla bulundurulan mallar bu kapsamda değerlendirilmez.

    Eklenti sayılmayanlar
    Madde 687-
    Asıl şeye zilyet olan kimsenin sadece geçici olarak kullanması veya
    tüketmesi için özgülenen ya da asıl şeyin özel niteliği ile herhangi bir ilişkisi bulunmadan sadece
    korunmak, satılmak veya kiraya verilmek üzere onunla birleştirilen şeyler eklenti sayılmaz.

    Eklentinin Unsurları

    Bir taşınırın eklenti sayılabilmesi için iki temel şart aranır:

    1. Ekonomik Amaç Bakımından Sürekli Özgüleme

    Taşınır eşya, asıl eşyanın işletilmesine veya kullanılmasına sürekli hizmet etmelidir. Buradaki süreklilik geçici değil, ekonomik faaliyet devam ettiği sürece varlığını koruyan bir bağlantıyı ifade eder.

    2. Maddi Bağlantı

    Eklenti ile asıl eşya arasında belirli bir fiziksel veya mekânsal bağ bulunmalıdır. Ancak bu bağın bütünleyici parçadaki kadar güçlü olması gerekmez.

    Bir fabrikanın üretim hattına monte edilen makineler veya bir otelde sürekli kullanımda bulunan demirbaşlar bu bağlantıyı sağlayabilir. Geçici sökülme veya tamir amacıyla ayrılma ise eklenti niteliğini ortadan kaldırmaz.

    Eklenti ile Bütünleyici Parça Arasındaki Fark

    Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri eklenti ile bütünleyici parça ayrımıdır.

    Bütünleyici parça, asıl eşya yok edilmeden veya zarar görmeden ondan ayrılması mümkün olmayan unsurdur. Örneğin asansör sistemi, kalorifer tesisatı veya duvara sabitlenmiş bazı yapısal unsurlar çoğu zaman bütünleyici parça kabul edilir.

    Eklenti ise asıl eşyadan ayrılabilir niteliktedir. Ayrıldığında ekonomik değerini tamamen kaybetmez. Bu nedenle bağımsız hukuki işlemlere konu olabilir.

    Bu ayrım haciz bakımından son derece önemlidir. Çünkü bütünleyici parçalar doğrudan taşınmazın kaderine bağlıyken, eklentiler belirli şartlarda ayrıca haczedilebilir.

    İİK m. 83/c Düzenlemesi Ne Getirmektedir?

    İcra ve İflas Kanunu’nun 83/c maddesi şu temel kuralı kabul eder:

    “Taşınmaz rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti taşınmazdan ayrı olarak haczedilemez.”

    Bu hükümle kanun koyucu, taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentilerin bağımsız şekilde haczedilmesini engelleyerek özellikle rehinli alacaklıyı korumayı amaçlamıştır.

    Çünkü fabrikanın makinelerinin veya otelin tüm donanımının ayrı ayrı haczedilmesi halinde, taşınmazın ekonomik değeri ciddi ölçüde düşebilir. Böyle bir durumda ipotek alacaklısının teminatı zayıflar.

    Dolayısıyla kanun, ekonomik bütünlüğün korunmasını ve rehinli alacaklının zarar görmemesini hedeflemektedir.

    İİK m. 83/c’nin Uygulanma Şartları

    Bir eşyanın taşınmazdan ayrı haczedilememesi için iki şart birlikte bulunmalıdır:

    1. Eşyanın İpotek Akit Tablosunda Yer Alması

    Eklentinin tapu sicilindeki ipotek akit tablosunda veya beyanlar hanesinde gösterilmiş olması gerekir.

    Bu kayıt, eşyanın eklenti olduğuna dair önemli bir karine oluşturur. Ancak tek başına yeterli değildir.

    2. Eşyanın Gerçekten Eklenti Niteliğinde Olması

    Kayıtlı olsa bile TMK anlamında eklenti niteliği taşımayan bir eşya, sırf tabloda yer aldığı için İİK m. 83/c korumasından yararlanamaz.

    Örneğin ekonomik bütünlük oluşturmayan veya işletmenin asli faaliyetinde kullanılmayan taşınırlar bakımından bağımsız haciz mümkün olabilir.

    İpotek Kapsamında Olmayan Eklentinin Haczi

    Her eklenti otomatik olarak taşınmaz rehni kapsamına girmez. Taraflar, belirli eklentilerin rehin dışında bırakılması konusunda anlaşabilirler.

    Bu durumda ilgili taşınırlar bağımsız malvarlığı unsuru olarak ayrıca haczedilebilir.

    Özellikle ticari hayatta işletmelerin kredi kapasitesini artırmak amacıyla bazı eklentilerin sonraki dereceli rehinler için serbest bırakıldığı görülmektedir.

    Üçüncü Kişilere Ait Eklentiler

    Eklenti her zaman taşınmaz malikine ait olmak zorunda değildir. Özellikle finansal kiralama veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla alınan makinelerde mülkiyet üçüncü kişide kalabilir.

    Bu durumda üçüncü kişinin mülkiyet hakkı korunur. Taşınmaz üzerinde ipotek bulunması, otomatik olarak üçüncü kişiye ait eklentinin de rehin kapsamına girdiği anlamına gelmez.

    Üçüncü kişiler, haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek istihkak iddiasında bulunabilirler.

    Bilirkişi İncelemesinin Önemi

    Uygulamada en büyük sorunlardan biri, eşyanın gerçekten eklenti mi yoksa bağımsız taşınır mı olduğunun belirlenmesidir.

    Bu nedenle Yargıtay, özellikle teknik nitelikli uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesini zorunlu görmektedir. İncelemelerde çoğunlukla:

    • Makine mühendisi,
    • İnşaat mühendisi,
    • Gayrimenkul uzmanı,
    • Teknik bilirkişiler

    gibi uzmanlardan oluşan heyetler görevlendirilmektedir.

    Çünkü fabrikanın üretim sistemi, makinenin montaj şekli, işletmeye ekonomik katkısı ve sökülebilirliği gibi teknik konular uzman değerlendirmesi gerektirir.

    Hacze Aykırılık ve Şikâyet Yolu

    İİK m. 83/c’ye aykırı haciz işlemleri şikâyet yoluyla icra mahkemesine taşınabilir.

    Örneğin:

    • Eklenti niteliğindeki bir eşyanın bağımsız haczedilmesi,
    • Eklenti olmayan bir eşyanın yanlış şekilde ipotek kapsamına alınması,
    • Üçüncü kişiye ait malın rehin kapsamında değerlendirilmesi

    durumlarında ilgililer icra mahkemesine başvurabilir.

    Bu şikâyetler kamu düzenine ilişkin kabul edildiğinden, uygulamada süresiz şikâyet niteliğinde değerlendirildiği görülmektedir.

    Sonuç

    Taşınmaz rehni kapsamındaki eklentilerin haczi, yalnızca teknik bir icra işlemi değil; aynı zamanda mülkiyet hakkı, rehin hukuku ve ekonomik bütünlük ilkeleriyle doğrudan bağlantılı bir konudur.

    İİK m. 83/c düzenlemesiyle amaçlanan temel husus; rehinli taşınmazın ekonomik değerinin korunması, alacaklıların teminat güvenliğinin sağlanması ve işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesidir.

    Ancak uygulamada hangi eşyanın eklenti sayılacağı, ipotek kapsamına girip girmediği ve bağımsız haczedilip haczedilemeyeceği her somut olay bakımından ayrı değerlendirilmelidir. Bu nedenle özellikle fabrika, otel, sanayi tesisi ve ticari işletmelere ilişkin haciz işlemlerinde teknik bilirkişi incelemesi büyük önem taşımaktadır.

    Ayrıntılı bilgi ve danışmanlık hizmeti almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

    Yararlanılan Kaynaklar: Ercan Özler, M. (2024). TAŞINMAZ REHNİ KAPSAMINDAKİ EKLENTİNİN HACZİ (İİK m. 83/c). Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi32(2), 1005-1060.

    İlginizi Çekebilecek Yazılarımız

    Benzer Yazılar

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir