istinaf-temyiz-ıslah-talep-artırım

Görülmekte olan bir davada taraflardan her birinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen değiştirilmesi imkanını sağlayan ıslah kurumunun dosyanın istinaf incelemesine yahut temyiz incelemesine konu haldeyken söz konusu olup olamayacağına ilişkin birtakım çelişkiler bulunmaktadır.

ISLAH NEDİR

Islah kavram olarak; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir. Islah müessesesi, davayı değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkandır. Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapabilmektedir.

Islahın konusu tarafların yapmış oldukları usul işlemleri olduğu için, ıslahla düzeltilecek usul işlemlerinin neler olduğundan da söz etmek gerekir. Gerek öğreti, gerekse Yargıtay uygulaması davanın değiştirebileceğini ve genişletilebileceğini aynı şekilde savunmanın genişletilebileceğini ilke olarak kabul etmektedir. Yine müddeabihin artırılıp artırılmayacağı hususu da bir usul işlemi olup, ıslahın konusudur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2815 E. , 2021/888 K.)

TALEP ARTIRIM NEDİR?

Davacının, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde açılan belirsiz alacak davalarında karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talep artırım yolu ile talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir.

İSTİNAF İNCELEMESİ SIRASINDA ISLAH

Hukuk Muhakemesi Kanunu madde 357 gereği Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Yani dosya istinaf aşamasındayken ıslah yapılamaz.

Fakat burada dosyanın istinaf incelemesi sonrasında ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden incelenmek üzere gönderildiği hallerde ıslahın yapılıp yapılamayacağı sorusu akıllara gelmektedir.

Yargıtay uygulamasına göre İlk Derece Mahkemesi hükmü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılırsa ıslah yapılabilir.

Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 2019/3131 E.- 2019/12353 K. Sayılı İlamı

“…İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak mahkemesine gönderilmesine ilişkin verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, tahkikatın bitirilmediği, eksik tahkikat yapıldığının kabulü niteliğindedir. Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararı kaldırıldıktan sonra ilk derece mahkemesinde yargılama devam ederken davacı davasını ıslah etmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi yargılaması sırasında yapılan bir ıslah olmadığından HMK’nın 357.maddesindeki düzenlemenin olayda şartları oluşmamıştır…”

7251 sayılı Kanunla 22.7.2020 tarihinde HMK’da değişiklik yapılıncaya kadar, bozma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde ıslahın mümkün olmadığı kabul edilmekteydi. 7251 sayılı Kanunla HMK m. 177’ye eklenen ikinci fıkrayla, kanun yolu incelemesinden sonra dosyanın tekrar ilk derece mahkemesine gönderilmesi halinde, ıslaha izin veren yeni bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtayın bozma kararından veya istinaf incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, tahkikata ilişkin bir işlem yapılması hâlinde, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz (HMK m. 177/2). Bu düzenleme uyarınca, Yargıtayın bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin aşağıda açıklanan içtihadı birleştirme kararının etkisi sona ermiştir ve HMK’nın çizdiği sınırlar içinde kanun yolu incelemesinden sonra ilk derece mahkemesinde yeniden tahkikat yapılması halinde bozma lehine olan taraf için ortaya çıkan usûli kazanılmış hakkı ortadan kaldırmamak şartıyla ıslah yoluna başvurulabilir. (Akkaya, Tolga, Bozma Kararından Sonra Islaha İlişkin Yargıtay Ve Anayasa Mahkemesi Kararları İle 7251 Sayılı Kanunla Hmk’da Yapılan Değişiklik Çerçevesinde İstinafta Islah Ve Talep Sonucunun Artırılması Sorunu, Ankara Üni. Hukuk Fak. Dergisi, 2024)

TEMYİZ İNCELEMESİ SIRASINDA ISLAH

Islah kurumu tahkikat sona erinceye kadar yapılabildiğinden ve temyiz aşamasında zaten davanın esasına ilişkin olarak ilk derece ve istinaf derecesinde olduğu gibi tahkikat yapılması ve davanın esası hakkında karar verilmesi mümkün olmadığından, davanın ıslah edilmesi mümkün değildir.

İSTİNAF AŞAMASINDA TALEP ARTIRIM

610 sayılı Kanun’un 357.maddesinin birinci fıkrasındaki açık düzenleme uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinde ıslah yapılamaz ise de talep artırımı yapılmasında bir engel bulunmamaktadır.

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2024/19 E. 2024/2169 K. Sayılı İlamı

“…Somut uyuşmazlıkta dava belirsiz alacak davası türünde açılmış olup bozma sonrasında alınan 20.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti hesaplanmış, davacı vekili söz konusu alacak için ıslah dilekçesi sunmuştur. Bölge adliye Mahkemesinde ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davacının ıslah dilekçesine itibar edilmemesi yerindeyse de davacıya talep artırım dilekçesi sunması için süre verilmeden karar verilmesi, ilamın Hukuk bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında belirtilen kanun hükmü ve gerekçesi karşısında hatalıdır...”

Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi ve danışmanlık hizmeti almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılarımız:

Yararlanılan Kaynaklar: (Akkaya, Tolga, Bozma Kararından Sonra Islaha İlişkin Yargıtay Ve Anayasa Mahkemesi Kararları İle 7251 Sayılı Kanunla Hmk’da Yapılan Değişiklik Çerçevesinde İstinafta Islah Ve Talep Sonucunun Artırılması Sorunu, Ankara Üni. Hukuk Fak. Dergisi, 2024)

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir