sgk-hukuku

SGK borç bildirimi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kişi ya da işverenlere iletilen; ödenmemiş prim, gecikme cezası, gecikme zammı veya diğer yasal yükümlülükleri gösteren resmi bir bilgilendirmedir. Bu bildirimde borcun hangi döneme ait olduğu, borç türü, toplam tutarı ve son ödeme tarihi yer alır. Belirtilen süre içinde ödeme yapılmaması halinde kurum tarafından yasal takip süreci başlatılabilir. Bu nedenle borç bildirimlerinin düzenli olarak kontrol edilmesi ve süresi içinde ödenmesi önemlidir.

Bu belge yasal dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 96. maddesinden almaktadır. İlgili kanun metni aşağıda verilmiştir.

Yersiz ödemelerin geri alınması

MADDE 96- Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.

Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.

Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.

Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Belge her ne kadar yasal dayanağını 5510 sayılı kanundan almaktaysa da kanun metninde belgenin içeriğinde yer alması zorunlu geçerlilik unsurları yer almamaktadır. Belge içeriği yargı kararlarıyla şekillenmiş olup belgede yer alması zorunlu unsurlar şöyle sıralanabilir: İtiraz süresi itiraz merci, itiraz üzerine verilecek karara karşı dava açma süresi ve bu davada görevli mercii. SGK tarafından düzenlenecek olan borç bildirim belgesinde sayılan bu unsurların yer alması zorunlu olup, bu unsurlarda eksiklik bulunan belgeler geçersiz hale gelebilecektir. Örneğin bildirim belgesi üzerinde itiraz süresi yer almayan borçlunun süre aşıldıktan sonra itiraz kanun yoluna başvurması durumunda mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi mümkün olmayacaktır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu  2015/3512 E.  ,  2019/134 K. Sayılı İlamı

”….Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde, davacı tarafından mülga 506 Sayılı Kanun’un 79/13. maddesi uyarınca bir aylık hak düşürücü süre içerisinde Kuruma itiraz edilmediği sabit ise de tebliğ edilen borç bildirim belgesinde itiraz hakkı, itiraz edilecek mercii ve süresi ile itirazın reddi halinde gidebilecek kanun yolu ve süresinin belirtilmediği dikkate alındığında davacının hak arama özgürlüğünün zedelendiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda usulüne uygun bir borç bildirim belgesinin tebliğinden bahsetmek mümkün bulunmamaktadır.

Sonuç itibariyle itiraz hakkı, itiraz edilecek mercii ve süresi ile itirazının reddi halinde gidebilecek kanun yolu ve süresinin de belirtildiği usulüne uygun bir borç bildirim belgesi düzenlenerek mülga 506 Sayılı Kanun’un 79/13. maddesinde belirtilen yasal prosedür yeniden işletilmelidir….”

Anayasa m.40 gereği Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Dolayısıyla Kararda da yer açıklandığı üzere geçerlilik unsurlarından birini dahi taşımayan bir borç bildirim belgesinin varlığına karşı kişilerin hak arama özgürlüklerinin kısıtlanması söz konusu olabilmektedir.

Borç Bildirim Belgesine İtiraz

Kurum tarafından düzenlenen belgelerde genelde bu husus atlanıldığından vatandaşlar belgeye karşı kanuni itiraz haklarını nasıl kullanacakları konusunda çelişki yaşamaktadır. Bu belgeye karşı belgenin düzenlendiği kurum ilçe müdürlüğüne yahut SGK genel müdürlüklerine başvuruda bulunulabilecektir.

İtiraz süresi yer almayan belgelerde sürenin kaçırılması sonucu hukuken korunabilme imkanına sahip olsa da belgede itiraz süresinin yer aldığı durumlarda belgede yer almayan diğer zorunlu unsurların sebep gösterilmesiyle belgenin iptalinin talebi mümkün görünmemektedir.

Kendisine SGK tarafından borç bildirim belgesi tebliğ edilen ve fakat borçlu olmadığı kanaatinde olan kişinin bu konuda hak kaybı yaşamamak adına bu alanda faaliyet gösteren bir avukattan hukuki danışmanlık alması önem arz etmektedir.

Borç Bildirim Belgesinin İptali Görevli Mahkeme

5510 sayılı kanun madde 101 gereği borç bildirim belgesinin iptali davasında görevli mahkeme iş mahkemeleridir.

Uyuşmazlıkların çözüm yeri

MADDE 101- Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.

Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi ve danışmanlık hizmeti almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Yazılarımız

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir